Keith Pollard, yakın zamanda İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası
Sağlık Turizmi Kongresi ve sağlık turizmi pazarında Türkiye’ye ilişkin
olanakların çokluğuna dair görüşlerini beyan etmektedir.Türkiye, zorlu bir medikal turizm
pazarında gelişme gösteren destinasyonlardan biridir.
Bu makaleyi İngilizcegörüntüle
Geçen hafta sonu İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Sağlık Turizmi
Kongresi’nde, Türkiye’nin turizm pazarındaki süregelen başarısına
genel olarak değinilmiş ve sağlık turizmi sektörü dahilinde Türkiye için mevcut
olanakların çokluğu vurgulanmıştır.Etkinlik, Türkiye Sağlık Turizmi Derneği ve HealthcareTour tarafından
düzenlenmiştir.
Kongreye 22 ülkeden 470 delege katılmıştır. Etkinlik, Afganistan, Bahreyn,
Ürdün, Özbekistan, Yemen, Kosova, Azerbaycan, İran, Libya, Sudan, ABD, Malta,
Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere, Yunanistan, Almanya, Kore, Kırgızistan, Rusya,
Letonya ve Suriye’den denizaşırı gelen 100’ü aşkın delegenin katılımıyla gerçek
anlamda uluslararası bir etkinlik olmuştur. Etkinlikte 40 adet hastane, klinik
ve sağlık kuruluşu sergilenmiştir.
Kongre, sağlık turizmi dahilinde normalde olduğundan daha geniş bir alanı
kapsamasına rağmen, içerik bundan olumsuz etkilenmemiştir. Hastane, klinik ve
sağlık kuruluşlarının bir dizi “tanıtıcı” sunumuna yer verilmekten kaçınılan
Kongrede, sağlık ve medikal turizm alanlarında pek çok farklı görüş sunulmuş ve
medikal turizm konferansının programında sıklıkla (ve yanlış şekilde) yer
almayan, hasta iletişimi gibi alanlar ele alınmıştır.
Genel mesaj, “şu anda yapmakta olduğumuz şey”den ziyade, Türkiye’nin sağlık
turizmi sektöründe “nasıl daha iyi performans sergileyebileceği” hakkında
gibiydi.
Turizmde gelişme…
Türkiye, dünya çapındaki turizm pazarında son yıllarda gelişme gösteren
birkaç turizm destinasyonundan biridir. Dünya ekonomisindeki yavaşlamaya
rağmen, Türkiye 2011 yılının son çeyreğinde turizmde %9 oranında büyüme elde
etmiştir. 2010 yılında, yaklaşık 28,6 milyon yabancı Türkiye’yi ziyaret
etmiştir. Toplamın %35’ini oluşturan ilk üç ülke Almanya, Rusya ve
İngiltere’den sonra İran, Bulgaristan ve Gürcistan gelmektedir. Ayrıca, Suriye,
Suudi Arabistan, İsveç ve Norveç’ten gelen ziyaretçi sayısında da önemli bir
artış gözlemlenmiştir.
Sağlık ve medikal turizm modelleri genellikle bu geleneksel tatil
turizmiyle yakından ilişkilidir. Her ikisinde de kültür, dil ve erişilebilirlik
önemli bir faktördür.Dolayısıyla, Türk medikal turizm sektörüne
ilişkin öncelikler, Orta Doğu’nun artan ilgisiyle birlikte Almanya, Rusya ve
İngiltere gibi görünmektedir.
... ve sağlık turizmindeki istikrarlı
gelişme
Sağlık Bakanlığı ve Gazi Üniversitesi tarafından yapılan bir denetlemeye
göre, 2008 yılında 74.093, 2009 yılında 91.952 ve 2010 yılında 109.678 hasta
Türkiye’ye gelmiştir. Büyük çoğunluk (%94) Türkiye’nin kapsamlı özel hastane
sisteminde tedavi görmüştür. 2011 yılında yaklaşık %15 oranında artış
beklenmektedir. Son yıllarda Türkiye'ye gelen medikal turistlerin temel
kaynağını Türk kökenli kişilerin çok olduğu Almanya, Hollanda ve Fransa’nın
oluşturduğuna inanılıyor; göçmenler ve onların çocukları düşük maliyetli tedavi
için Türkiye’ye geri dönmektedir.
Olanak, olanak, olanak…
Türkiye’nin belki de en büyük zorluğu, hangi fırsatların takip edileceğine
karar vermektir. Hem hedef alması gereken ülkeler, hem de odaklanması gereken
sağlık turizmi hizmetleri bakımından çok fazla seçme hakkına sahiptir.
-
Hangi
ülke?
Avrupa,
Asya, Afrika ve Orta Doğu’nun kesişme noktasında bulunan Türkiye, birden fazla
seçenekle karşı karşıyadır. Harita üzerinde İstanbul’dan üç saatlik uçuş
mesafesini temsil eden bir daire çizdiğinizde, karşı karşıya oldukları sorunu
anlayacaksınız. Türkler Almanya, Rusya ve İngiltere gibi Avrupa'daki yerleşik
pazarlara mı bakmalı, yoksa Arabistan ve Orta Doğu pazarlarıyla olan kültürel
bağlarının peşinden mi gitmeliler? Bunlar çok farklı pazarlar ve Türkiye'nin
her ikisinde de başarılı olabilmesi için "bölünmüş bir kişilik"
benimsemesi gerekebilir. Yanı başında pek çok olanakla karşı karşıya kalan
Türkiye’nin, ABD ve Asya gibi uzak pazarlardaki medikal turizm “altın küpünün”
peşinde olması için pek az neden vardır.
-
Hangi
hizmetler?
Hastane, dental ve medikal hizmetler açısından Türkiye
Avrupa ülkelerindeki standartları yakalamıştır; başlıca Türk hastanelerince JCI
akreditasyonuna büyük yatırım yapılmıştır. Bu, kendi hizmet alanındaki hedef
ülkelerden gelen hastalar için çok az şey ifade edebilir; ancak kalite ve
standartların geliştirilmesine katkıda bulunmuş olacaktır.
Termal turizm – Türkiye’ye yönelik sağlık turizminin
yükselen yıldızı
Termal tedaviler, iyileştirici çamur ve spa
uygulamaları, Türkiye’nin sağlık turizmi seçeneklerinin önemli bir parçasını
oluşturmaktadır. Ülke, pek çoğu sağlık
ve sıhhat turizmi pazarındaki gelişen sektörlerden biri olan “termal turizmde”
kullanılan ve zengin mineral içeriğine sahip 1.000’i aşkın termal su kaynağına
sahiptir. 46 Türk şehri ve kasabasında 190 adet termal kaynak mevcuttur. Global Spa and Wellness’a göre, dünya çapında yaklaşık 8 milyon insan her yıl bir termal su kaynağını
ziyaret etmektedir.
Zengin doğal kaynakları, rekabetçi fiyatları ve kolay erişimiyle Türkiye,
termal turizm alanında dünyaya liderlik etme olanağına sahiptir. Turizm
Bakanlığı, termal turizm için kısa vadeli hedef olarak 50.000 adet ve orta
vadeli olarak da 250.000 adet kalacak yer hazırlanmasını tayin etmiştir.
Yunanistan, Bulgaristan, Rusya, Gürcistan, Azerbaycan ve İran, sağlıkla
ilgili tüm ziyaretçilerin yaklaşık %25'ini oluşturmaktadır. Spa ve sağlık
turizminin hazır bir şekilde “benimsendiği” Almanya gibi yerleşik pazarlar
anlık fırsatları temsil ederken, Türki Cumhuriyetler ve yüksek değerli Orta
Doğu dahilinde gelişen pazarlardaki potansiyelden uzun vadede yararlanılabilir.
Hasta iletişimi
İstanbul’daki en canlı tartışma, muhtemelen hasta iletişimi oturumundaki
olmuştur. Çeşitli katılımcılar, genel olarak sağlık turizmi ve sağlık
hizmetinde hasta iletişiminin rolüne ilişkin görüşlerini paylaştılar. Başarısını maksimuma çıkarmak istiyorsa,
Türkiye’nin çok çalışması gerektiği bir alan olduğu konusunda genel anlaşma
sağlanan kapsamlı bir Soru ve Cevap oturumu da oldu. Çoğu hasta ve hizmet
kullanıcısı için kabul edilebilir klinik standartları yakalayan ülkenin, artık
toplam uluslararası hasta deneyimini göz önünde bulundurması gerekmektedir.
Comments provided below do not represent the views of IMTJ. Comments will be published "as is" and will not be edited by IMTJ staff. IMTJ is hosting these comments, and is not undertaking an editorial role in the content of these comments. However, it is editorial policy not to publish comments which have been submitted anonymously.